Bilindiği üzere, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı. Kanununun 17. maddesinin (a), (b), (c) ve (ç) fıkraları ile Sandık gelirlerinin Sandığa gönderilme süreleri belirlenmiş, devam eden fıkralarla da Sandık gelirlerini tahakkuk ettirmeyen, süresi içerisinde kesmeyen veya göndermeyen kurumların ve tediye merkezlerinin tahakkuk ve ödemeyle ilgili memurları ile sorumlu muhasiplerinden bu paraların % 10 fazlasıyla birlikte ve Sandığın talebi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre mahalli maliye teşkilatınca tahsil olunacağı,
Kendilerinden para cezası tahsil edilecek memur ve muhasiplerin kurumları tarafından, gecikmenin mücbir sebepler dolayısıyla vaki olduğunun bildirilmesi ve Yönetim Kurulunca bu hususun haklı görülmesi halinde para cezasının tahsilinden vazgeçilebileceği, hükme bağlanmıştır.
Bu maddede yer alan mücbir sebebin ne olduğu, hangi mazeretlerin mücbir sebep olarak kabul edilebileceği konusunda kurumların yeterli bilgisinin bulunmadığı anlaşıldığından, aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
Genel hukuk hükümlerine göre mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun ihlaline veya borcun ödenmemesine mutlak olarak kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır.
Diğer bir ifade ile mücbir sebep, doğumu tamamen dış etkenlerin eseri olan, aşılması, kaçınılması imkansız bulunan, önceden tahmin edilemeyen, bir davranış normunu veya borcun ifasını mutlak olarak imkansız hale sokan nedenlerdir.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 17 nci maddesinde yer alan mücbir sebep halinin de genel hükümlere göre tesbiti gerektiğinden,
1) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 14. maddesinde yer alan emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının süresinde ödenmesini imkansız hale sokan olayın dış etkenlerden kaynaklanmış olması gerekmektedir.
Burada önemli olan, dış etkenin, borçlunun iradesi dışında gelişmesi, kendisi ve kurumu ile bağlantısının bulunmamasıdır. Örneğin savaş, zelzele, fırtına, genel grev mücbir sebepler arasında bulunmaktadır.
2) Kurumlarca veya kurumların ödemeyle ilgili memurlarınca alınmış önlemlere rağmen olayın doğuşuna engel olunamaması ve buna bağlı olarak borcun ödenmesinin mümkün olmaması ve böyle bir olayın gerçekleşebileceğinin hiçbir şekilde tahmin edilememesidir.
Burada gerek kurumca gerekse kurumun yetkili memurlarınca alınacak tüm önlemlerin engelleyemeyeceği, önceden düşünülemeyecek güçte bir engelin varlığı söz konusudur. Tekniğin ve kişilerin gayretlerine rağmen paraların süresinde ödenmesinin mümkün olmadığı kanıtlanmalıdır.
3) Olay ile yükümlülüğün yerine getirilememesi arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Yani, mücbir sebep niteliğindeki olay yüzünden yükümlülüğün yerine getirilmesi imkansız hale gelmiş olmalıdır.
Bu kıstaslar gözönüne alındığında, bir olayın mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için hem Sandık gelirlerinin geç gönderilmesine neden olan olayın, hem de gecikmenin öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan dış etkenlerden kaynaklanmış olması gerekmektedir.
Buna göre, saymanlık hizmetini yürüten memurun olmaması, senelik izinde veya sıhhi izinde olması gibi durumlarda, hatalı virman işlemleri gibi olaylarda kurumlarca ve saymanlıklarca gerekli tedbirlerin alınması ve özen gösterilmesi halinde gecikmenin önlenmesi mümkün olabileceğinden bunlar ve benzeri sebepler mücbir sebep olarak kabul edilmeyecektir.
Bundan böyle, Sandık gelirlerinin 5434 sayılı Kanunun 17. maddesinde belirtilen sürelerde gönderilmesi hususuna özenle uyulmasını, mücbir sebep sayılacak mazeretler hakkında yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak işlem yapılacağının bilinmesini arz/rica ederiz.
