|
Sigortalı Kime Denir? |
|
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2’nci maddesi birinci
fıkrasında, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren
tarafından çalıştırılanlar 506 sayılı Kanun uygulamasında sigortalı
sayılmışlardır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 6’ncı maddesinde,
Çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları,
Sigortalılar ile işverenleri hakkındaki hak ve yükümlülüklerin, sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı,
Sigortalı olma hak ve sorumluluğundan kaçınılamayacağı ve
vazgeçilemeyeceği, yardım ve yükümlülükleri azaltmak veya devretmek
yönünde sözleşme yapılamayacağı, hükümleri getirilmiştir. Kanun maddelerine göre, sigortalı sayılabilmenin şartı,
çalışanla, çalıştıran arasında hizmet akdi bağının bulunmasının yeterli
olmasıdır. Kanunun 6’ncı maddesi birinci fıkrasındaki anlamdan,
sigortalı olmanın şartları içerisinde ücret alınması koşul olarak
görülmemiştir. Ücretin, sigortalı sayılmanın şartlarından gerektiği,
Kanunun 3’üncü maddesindeki istisnalarda yer almıştır. Sigortalı olmak, çalışanın ve çalıştıranın isteğine
bırakılmamış, işe alınmayla birlikte kendiliğinden kazanılan bir hak ve
sorumluluk sayılmıştır.
|
|
Konusu İş Görme Olan Akitler ve Unsurları |
|
A- HİZMET AKDİ 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununda ve 1475 sayılı İş Kanununda hizmet
akdinin tarifi yapılmamış, 818 sayılı Borçlar Kanununun 313’üncü
maddesinde tanımlanmıştır. Hizmet akdi, Borçlar Kanunundaki tarife göre;
“Hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri
muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona ücret vermeyi
taahhüt eder. Ücret zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği
takdirde dahi işçi muayyen veya gayri muayyen bir zaman için alınmış
veya çalışmış oldukça, hizmet akdi yine mevcuttur, buna parça üzerine
hizmet veya götürü hizmet denir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Kanundaki tarife, ilmi araştırmalara ve yargı kararlarına göre hizmet akdinin unsurları:
1- Hizmet
İşçi, işverene emeğini verme taahhüdünde bulunur. İşçi, eseri
değil, hizmet verme sorumluluğunu taşır. Hizmet, işverenin işyerinde
veya belirleyeceği yerde yapılır.
2- Bağımlılık
Hizmet akdi iki taraflı akidlerden olup, karşılıklı borç
doğurur. İşçi emeğini, işveren emrine verir ve işin yapıldığı sürede
ona tabi olur. İşveren ise emeğin karşılığı olarak ücret ödemeyi kabul
eder. Bağımlılık unsuru hizmet akdini, konusu iş görme olan diğer akidlerden (istisna, vekalet vb.) ayıran en önemli unsurdur.
3- Ücret
Emeğin kirası niteliğindedir. İşverenin sorumluluğudur. Saat,
günlük, haftalık, aylık çalışmalar karşılığı ödenebiyeceği gibi işin
miktarına göre ve kardan hisse şeklinde de verilebilir. Ücretin ödenme
şekli akdin niteliğini değiştirmez. Nakit veya sair şekilde ödenebilir.
4- Süre
İş (hizmet) sözleşmesi belirli bir süre için yapılabileceği
gibi süresiz de yapılabilir. Hizmetin, sözleşme süresi içinde günün
belirli saatlerinde, haftanın veya ayın belirlenen günlerinde yerine
getirilmesi de mümkündür. Belirtilen şekillerdeki çalışmalar hizmet
akdinin niteliğini değiştirmez. Borçlar Kanununda, hizmet
sözleşmelerinin yazılı yapılması gerektiği yönünde bir hüküm
bulunmamaktadır. Hizmet sözleşmelerinin yazılı yapılması İş Kanununun
9’uncu maddesinde hükme bağlanmıştır. İş Kanununa göre belirli süresi
bir yıl veya daha uzun süreli hizmet akitlerinin yazılı yapılması
zorunlu kılınmıştır. İş sözleşmesinin süresiz yapılması şart ve
zorunluluk değildir. Hizmet akitlerinin yazılı yapılmamış olması,
hizmet akdinin varlığını etkilemez.
B- İSTİSNA AKDİ (ESER SÖZLEŞMESİ) İstisna
sözleşmesi, Borçlar Kanununun 355’inci maddesinde tanımlanmıştır. Bu
tanıma göre, “Onunla bir taraf (yüklenici), öteki tarafın (ısmarlayan -
sipariş veren) ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında, bir eser
meydana getirmeyi taahhüt eder - borçlanır.” Kanundaki tarife, ilmi araştırmalara ve yargı kararlarına göre istisna akdinin belirleyici unsurları şunlardır:
1- Eser (Yapılacak Şey)
Akdin konusu, emek değil neticesidir. Hizmet değil, eser önemlidir.
2- Bağımsızlık
Müteahhit (yüklenici) eserin meydana getirilmesini, işin sahibi de
fiyatını (bedelini) vermeyi taahhüt ederler. Eserin meydana getirilmesi
çalışması, işin sahibinin emrinde yapılmaz. Müteahhit çalışmasında
serbesttir. alışmanın, işin sahibinin göstereceği yerde yapılması da,
akdin niteliğini değiştirmez.
3- Semen (Fiyat-Bedel) İşin ücretidir. Eserin fiyatıdır.
4- Süre (Zaman)
Sözleşmenin süresi vadeyi, başka bir anlatımla eserin teslim zamanını ifade eder.
Hizmet Akdi ile İstisna Akdini Birbirinden Ayıran Özellikler:
1- Hizmet akdinde taraflar arasında (tabiiyet) bağımlılık vardır. Bu özellik iki akit arasındaki en önemli ayrıcalıktır.
2- Hizmet akdinde konu, emeğin doğrudan kendisidir. Hizmet
akdinde kişi, emeğini kiralar. İstisna akdinde ise, emek karşılığı
vücuda getirilen şey (eser) taahhüdün konusudur. 3- Hizmet akdinde ücret, emeğin kirasıdır. İstisna akdinde ise, ücret emek sonucu meydana getirilen eserin bedelidir.
4- Hizmet akdinde çalıştırılanın işverene ait işyerinde veya
işverenin göstereceği yerde çalıştırılması esastır. İstisna akdinde
ise, akde konu olan işin işverenin işyerinde imali gerekmiyorsa,
taahhüt eden tarafından kural olarak kendi işyerinde ve bağımsız olarak
yapılır.
C- VEKALET AKDİ (VEKİLLİK SÖZLEŞMESİ) Vekalet
akdi, Borçlar Kanununun 386’ncı maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma
göre; Vekil, sözleşme uyarınca kendisine yüklenen (sorumluluğuna
verilen) işin yürütülmesini veya üzerine aldığı işin yerine
getirilmesini borçlanır. Borçlar Kanununa göre, işin görülmesiyle ilgili olup da diğer
sözleşme türlerine girmeyen işlerde de vekalet akdi kuralları
uygulanır. Vekalet akdinin belirleyici unsurları şunlardır:
Bir tarafta vekil, diğer tarafta iş sahibi vardır.
Vekil, sahibine ait işin idaresini, bir hizmetin görülmesini üzerine alan kişidir.
Vekilin, hizmetin görülmesindeki bağlılığı, hizmet akdinde olduğu gibi zorunlu değildir.
Vekalet akdinde ücret kanuni şart değildir. Sözleşme veya teamül varsa vekil ücret isteyebilir.
Ödenecek ücret hizmetin neticesi değil, kendisi içindir.
ÖRNEK:
1) Bir inşaatın projesinin çizilmesi işlerinin yapılmasını taahhüt
eden serbest meslek kazancı yönünden vergi mükellefiyeti bulunan inşaat
mühendisi ile inşaat sahibi arasındaki hukuki ilişki istisna akdidir.
2) Konut yapı kooperatifi tarafından üyeleri adına
yaptırılan konut inşaatlarının şantiye mühendisliğini yapmak üzere
çalıştırılan (çalışma süre ve şartları yazılı yapılacağı gibi sözlü de
anlaşılmış olabilir) inşaat mühendisi ile kooperatif tüzel kişiliği
arasındaki hukuki ilişki, çalışma işyeri sahibinin emir ve talimatı
altında ve gösterilen yerde ifa edileceğinden, hizmet akdidir.
3) Belirlenen gün ve saatlerde öğrenciye ders vermek
üzere anlaşan eğitimci ile öğrenci veya velisi arasındaki hukuki ilişki
ise hizmet akdi olmayacağı gibi istisna akdinin konusuna da
girmediğinden vekalet akdi olarak kabul edilmelidir. Aynı eğitimcinin, özel bir okulda veya dershanede önceden
belirlenen gün ve saatlerdeki çalışması ise, okul veya dershane sahibi
işveren ile eğitimci arasındaki hukuki ilişkinin (çalışmanın, işverenin
emir ve talimatı doğrultusunda, gösterilen yer ve saatte ve belirlenen
programa göre yapılması nedenleriyle) hizmet akdi olarak kabulü
gerekir.
4) Herhangi bir konudaki davayı, dava sahibinin istekleri
doğrultusunda takip eden avukat ile dava sahibi arasındaki hukuki
ilişki, hizmet akdi olmayıp, vekalet akdidir. Tüm mesaisini bir
işverenin emrine hasreden, işverenin gösterdiği yerde ve belirlenen
saatlerde ücreti karşılığı çalışan Avukat ile işveren arasındaki hukuki
ilişki hizmet akdidir.
5) Kendi adına muayenehanesi bulunan doktor ile hastası
arasındaki hukuki ilişki vekalet akdi, sağlık kuruluşunda, sağlık
kuruluşu işvereninin emir ve talimatı altında çalışan doktor ile sağlık
kuruluşu işvereni arasındaki hukuki ilişki ise hizmet akdi olur.
|
|
İşsizlik Sigortası Nedir? |
|
İşsizlik sigortası; bir işyerinde çalışırken, çalışma istek,
yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve
kusuru dışında işini kaybedenlere, uğradıkları gelir kayıplarını kısmen
de olsa karşılayarak kendilerinin ve aile fertlerinin zor duruma
düşmelerini önleyen, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, Devlet
tarafından kurulan zorunlu bir sigorta koludur.
|
|
İşsizlik Sigortasının Potansiyel
Faydaları Nelerdir? |
|
İşsizlik sigortası, ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal gelişmenin
sağlanması ve gelirin toplumda adil ve dengeli bir biçimde
paylaştırılmasını amaçladığı için sosyal devlet olma ilkesinin bir
gereğidir.
Ülkeler, işsizliğin sonuçlarını giderici, geçici gelir kayıplarını tazmin edici politikalar uygulamak zorundadırlar.
Bu politikaların temel araçlarından birisi de işsizlik
sigortasıdır. İşsizlik sigortası aşağıdaki potansiyel faydaları
sağlayabilmektedir.
1- İşsiz kalınan süre içinde; sigortalı işsizlerin gelir
kaybı bir ölçüde işsizlik ödeneği ile karşılandığından, sigortalı
işsizler niteliklerine daha uygun işler arayacaklardır. Bu işgücü
verimliliğini olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca, işsizlerde ve aile
fertlerinde gelir kaybı nedeniyle oluşabilecek olumsuzluklar bir ölçüde
önlenecektir.
2- İşsizlik sigortası sağladığı gelir güvencesiyle, işsizlerin alım
güçlerini belli ölçüde koruduğundan toplam talep üzerinde olumlu etki
yapacaktır.
3- İşsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için sigortalı çalışanlar
ahlak ve iyi niyet kurallarına daha fazla sadakat göstermek zorunda
kalacaklarından verimlilik artacak ve işgücü devri azalacaktır.
4- İşsizlik sigortası kapsamında verilecek olan eğitimler ile sigortalı işsizlerin nitelikleri artırılacaktır.
5- Kayıt dışı istihdamın kayda alınmasında etkili olacaktır.
6- İşgücü piyasasına yönelik (iş-çalışan-işyeri) veri tabanı
oluşturulmasına olanak sağlayıp, doğru kişinin doğru işe
yerleştirilmesi sağlanacak ve böylelikle verimlilik ve çalışanların
mutluluğu artacaktır.
7- İşsizlik sigortası gelirleri ile oluşturulan Fon, üretken
alanlarda, istihdam artışı sağlayan ve bölgelerarası dengesizliği
giderici yatırımlara yönlendirildiğinde, ülke ekonomisine katkıda
bulunacaktır.
|
|
Kimler İşsizlik Sigortası Kapsamındadır? |
|
İşsizlik sigortası aşağıda sayılan çalışma gruplarını kapsamaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesine göre bir
hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan
sigortalılar,
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamına girip de memur ve sözleşmeli statüde olmayanlar,
Mütekabiliyet esasına dayalı olarak yapılan anlaşmalara göre Türkiye'de sigortalı olarak çalışan yabancılar,
4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun'a göre çalıştırılan koruma bekçileri,
Ücretli ve sürekli olarak ev hizmetlerinde çalışanlar,
Kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle çalışanlar,
Özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanlar,
Tarım sanatlarına ait işlerde çalışanlar,
Tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde çalışanlar,
Tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar,
|
|
Kimler İşsizlik Sigortası
Kapsamı Dışındadır? |
|
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun, 3 üncü maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayanlar,
Tarım işlerinde çalışanlar (Kamu sektörüne alt tarım ve orman
işlerinde ücretle, özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve
sürekli olarak, tarım sanatlarına ait islerde, tarım işyerlerinde
yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, tarım işyeri sayılmayan
işyerlerinin park, bahçe, fidanlık vb. işlerinde çalışanlar hariç) İşverenin ücretsiz çalışan eşi, Aynı konutta birlikte
yaşayan ve üçüncü dereceye kadar (üçüncü derece dahil) olan hısımlar
arasında ve aralarında dışarıdan başka kimse katılmayarak konut içinde
yapılan işlerde çalışanlar, Ev hizmetlerinde çalışanlar (ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç)
Askerlik hizmetlerini yapmakta olanlar,
Ülkelerinde sigortalı olan yabancılar,
Meslek okullarında pratik eğitim yapan öğrenciler,
Cezaevlerindeki atölyelerde çalışan mahkumlar,
Rehabilitasyon tedbirlerine katılan hastalar,
Herhangi bir işverene bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanlar,
Köy sınırları içersinde kendi ihtiyaçları için yapılan inşaat işlerinde çalışanlar,
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan yaşlılık aylığı alıp
da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar, 506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortalılar,
506 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine göre topluluk sigortasına tabi sigortalılar,
506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamında olmakla birlikte memur statüsünde çalışanlar,
506 sayılı Kanunun Ek-10 uncu maddesine göre, bir veya birkaç
işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve
saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer
uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür
ve yazarlar, 506 sayılı Kanunun Ek-13 üncü maddesine göre, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda belirtilen genel kadınlar,
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen isteğe bağlı sigortalılar,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununa göre:. sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanununa göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar,
233 ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 190 sayılı
'Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat
kanunlarındaki hükümlere göre sözleşmeli personel statüsünde
çalışanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar,
5590 sayılı "Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları,
Ticaret Borsaları, Türkiye Ticaret Sanayi Deniz Ticaret Odaları
ve Ticaret Borsaları Birliği" Kanunu kapsamında çalışan sözleşmeli ve
geçici personel ile hizmetliler.
|
|
Geçici/Mevsimlik Orman İşçileri
İşsizlik Sigortasından Faydalanabilecek Midir? |
|
Kanunda, işsizlik sigortası kapsamında oldukları belirtilen
sigortalıların çalışma sürelerinde çalıştıkları işe göre bir ayırım
getirilmediği görülmektedir. Bir yıl içinde 3-4 ay gibi kısa süre ile
çalışan sigortalı işçiler, yılın geri kalan aylarında başka bir işte
sigortalı olarak çalışabilmektedirler. Yıl içinde kısa süreli çalışan
geçici/mevsimlik orman işçileri; Kanunun öngördüğü "son üç yıl içinde
en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp, işsizlik sigortası primi ödemiş
olmak, işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli
çalışmış olmak" şartını yerine getirdikleri takdirde Kanunla
kendilerine tanınan; "işsizlik ödeneği, hastalık ve analık sigortası
prim ödemeleri, yeni bir iş bulma, meslek geliştirme, edindirme ve
yetiştirme eğitimi" hizmetlerinden yararlanabileceklerdir.
|
|
Kimler, işsizlik sigortasına prim ödeyecektir? |
|
İşsizlik sigortası zorunlu olup, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunun 77 nci ve 78 inci maddelerinde belirtilen prime esas aylık brüt
kazançlar üzerinden;
Sigortalı % 2,
İşveren % 3,
Devlet %2 oranında prim ödeyecektir.
Bir başka deyişle, işsizlik sigortası prim ödemelerinde; sadece
işçi ve işveren değil, Devlet de bu sisteme her bir sigortalı için
katkıda bulunacaktır. Ayrıca, İşsizlik Sigortası Fonu'nun olası
açıkları da Devlet tarafından karşılanacaktır.
|
|
Sigortalı Olarak Yükümlülüklerim Nelerdir? |
|
İşe Girmeniz Halinde Yükümlülüğünüz
İşe girdiğiniz günden itibaren çalıştığınızı bir ay içinde
ilinizdeki Sigorta İl Müdürlüğüne (çalıştığınız işyerinin bağlı olduğu
sigorta müdürlüğüne) sigorta bildirim belgesini vermek zorundasınız. Bu
sizin sigortasız çalıştırılmanızı önleyebilecektir.
İş Kazasına Uğramanız Halinde Yükümlülüğünüz
İş kazasına uğrarsanız, en geç kazadan sonraki gün içinde işverene veya Kuruma haber vermelisiniz.
İş Kazasına Uğramanız Yahut Meslek Hastalığına Tutulmanız Halinde Yükümlülükleriniz
İş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalı,
tedavisini yapan hekimin tedbir ve tavsiyelerine uymak zorundadır.
Hekim tavsiyelerine uyulmaması nedeniyle tedavi süresinin uzamasına,
malul kalmasına veya malüllük derecesinin artmasına sebep olan
sigortalının geçici iş göremezlik ödeneğinin veya sürekli iş göremezlik
gelirinin, kendisine yüklenebilecek kusurun raporda belirtilen orandaki
kısmı Kurum tarafından düşülebilir.Bu düşürme % 50?yi geçemez. Kurumun yazılı bildirisine rağmen teklif edilen tedaviyi
kabul etmeyen sigortalıya, tedavi için Kuruma başvuracağı tarihe kadar
sağlık yardımları yapılmaz, geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli
iş göremezlik geliri de verilmez.
Hastalanan Sigortalının Yükümlülükleri
Hekimce alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalıya, bu tedbirleri yerine getirmedikleri süre için ödenek verilmez.
Tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir durumda olduğuna dair
Kurum hekimlerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan
sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları
işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle
yapılan tedavi masrafları kendisinden alınır. Bu süreler için geçici iş
göremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri
alınır.
|
|
Sigortalılık Süresi Nedir? |
|
Sigortalı olarak ilk defa çalışılmaya başlanılan tarihten
sigortalının aylık talebinde bulunduğu ya da öldüğü tarihe kadar geçen
süredir. 01/04/1981 tarihinden sonra 18 yaşından önce çalışmaya
başlayanların sigortalılık sürelerinin başlangıcı 18 yaşını
doldurdukları tarihtir.
|
|
Aylık/Gelir Alanlar Aylıkları Kesilmeden Tekrar Çalışabilir mi? |
|
SSK'dan
yaşlılık aylığı alanlar, emekli olduktan sonra da bir işte çalışabilir.
Ancak, çalışmaya başlayan emeklilerin tercih edecekleri sigorta kolu
(tüm sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek primi) bunların
işverenleri tarafından Kuruma verilecek olan Sigortalı İşe Giriş
Bildirgelerinde belirtilmelidir. Tüm sigorta kollarına tabi çalışmayı
tercih eden emeklinin aylığı, çalışmaya başladığı tarih itibariyle
kesilir. Sosyal güvenlik destek primini tercih eden emeklilerin
aylıkları ise ödenmeye devam olunur.
Diğer taraftan, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile
herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı
alanların bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler,
katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel
idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik
ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan
kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul
ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı
ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50'sinden
fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro,
pozisyon veya görevde çalıştırılamayacağı ve görev yapamayacağı, yine
anılan Kanunda diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta
iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları
kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin
veren hükümlerinin 01/01/2005 tarihi dahil uygulanmayacağı hüküm altına
alındığından, Kurumumuzdan yaşlılık aylığı almakta iken kamu kurum ve
kuruluşlarında çalışmaya başlayanların işyerince emekli sigortalının
aylığının kesilmesine ilişkin yazılı bildirimin Kurumumuza yapılması
halinde sigortalıların çalışmaya başladıkları tarihinden itibaren aylık
kesilmektedir.
Geçirdikleri iş kazası yada tutuldukları meslek hastalığı
sonucu Kurumdan sürekli iş göremezlik geliri alanlar bu gelirleri
kesilmeden de çalışmaya devam edebilirler
Malullük aylığı alanların 506 sayılı Kanuna tabi olarak
sigortalı bir işte çalışmaya başlamaları halinde aylıkları
kesilmektedir.
|
|
Sigortalılığınız Ne Zaman Başlar? |
|
İşe alınmanızla birlikte (işe başladığınız anda) sigortalılığınız
başlar. Çalıştırılan sigortalılar ile işverenleri hakkındaki hak ve
yükümlülükler, sigortalının işe alındığı tarihte başlar.
|
|
Sigortalı Olma Hakkından Vazgeçebilir misiniz? |
|
Sigortalı
çalışmak zorunludur. Bu haktan vazgeçilemez. Çalıştırılanlar ile
işverenleri arasında sosyal sigorta yardımlarını ve yükümlülüklerini
azaltmak konusunda anlaşma yapılamaz. Yapılan anlaşmalar geçersizdir.
|
|
Sigortasız Geçen Süreler Borçlanılabilir Mi? |
|
Sigortasız
geçen günlerin borçlandırılmasına imkan veren bir yasa yürürlükte
bulunmadığından bu sürelerin borçlanma yoluyla değerlendirilmesi söz
konusu değildir.
|
|
Aile Bireylerinin Sağlık Yardımlarından Yararlanma Süresi |
|
Hastalanan
eş, çocuk, ana ve babaların tedavileri; Kurumca tedavi altına
alındıkları tarihten başlayarak altı (6) ayı geçemez.
Ancak, tedaviye devam olunursa, malüllük halinin
önlenebileceği veya azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile tespit
edilirse, bu süre hastanın sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam
eder.
|
|
Sigortalının Çalıştırıldığının Kendisi tarafından Bildirilmesi |
|
Sigortalı,
çalışmaya başladığını işe başladığı tarihten itibaren en geç otuz gün
içinde iki nüsha olarak düzenleyeceği sigortalı bildirim belgesi ile
Kuruma bildirir.
|
|
İsteğe Bağlı Sigortaya Giriş Şartları |
|
En az 1080 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek,
1080 Günün Hesabında Dikkate Alınan Süreler
506 sayılı Kanuna tabi çalışılan süreler
İsteğe bağlı sigorta, topluluk sigortası, askerlik, sanatçı, yurtdışı hizmet borçlanması ile edinilen hizmetler
Hizmet ihyası yapılarak kazanılan hizmetler
Ülkemizle ikili sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilen ülkelerdeki belgelendirilen çalışmaların tamamı
1080 Günün Hesabında Dikkate Alınmayan Süreler
506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin II nci fıkrasının (B) bendine göre çıraklık devresi sayılan süreler
506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin II/C bendi gereği sosyal
güvenlik kuruluşlarından malullük veya emekli aylığı almakta iken 506
sayılı Kanuna tabi çalışanlar
T.C. Emekli Sandığı, Bağ-Kur, 2925 ve 2926 sayılı Kanunlar ile
506 sayılı Kanunun geçici 20 nci madde sandıklarında geçen hizmetler
Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna zorunlu ya da isteğe
bağlı sigortalı olmamak ve buralardan kendi sigortalılığından dolayı
aylık bağlanmamış olmak,
İsteğe bağlı sigortaya müracaat edenlerin sigortalılıklarının
başlayacağı tarihte SSK, T.C.Emekli Sandığı, Bağ-Kur, 2925 ve 2926
sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamında
bulunan sandıklara zorunlu yada isteğe bağlı sigortalı olanlar isteğe
bağlı sigortaya kabul edilmez
Kendi sigortalılıklarından dolayı sosyal güvenlik
kuruluşlarından aylık bağlanmış olanlar isteğe bağlı sigortaya kabul
edilmez
İşsizlik ödeneği almakta olanlar ile iş akdi sona ermemiş
olmakla beraber grev, ücretsiz izin (657 sayılı Kanuna tabi Devlet
Memurları dahil) ve işçinin mevsim yada kampanya sonu bıraktığı işine
yeni mevsim yada kampanyada devam edecek olması nedeniyle iş akdinin
askıda kaldığı sürelerde isteğe bağlı sigortaya devam edilir
Sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık bağlanmış olanlardan
aylığı kesilenler, bu kuruluşlardan vazife malullüğü aylığı veya
sürekli iş göremezlik geliri; dul veya yetim geliri/aylığı alanlar
isteğe bağlı sigortaya kabul edilir.
Örneği Kurumca hazırlanacak isteğe bağlı sigorta talep dilekçesiyle Kuruma müracaatta bulunmak.
İsteğe bağlı sigortadan yararlanmak isteyenler, örneği Kurumca
hazırlanan İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi müracaat edeceklerdir
İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru Belgesi dışında bir dilekçe ile
müracaat edenlerin talepleri kabul edilmeyecektir. Bu tür bildirimler
zamanında tespit edilerek hemen düzeltilmesi sağlanacaktır.
|
|
İsteğe Bağlı Sigorta Müracaatı Ne Şekilde Yapılacak ? |
|
İsteğe
bağlı sigortaya devam etmek isteyenler İsteğe Bağlı Sigorta Başvuru
Belgesi ile ikametgahlarının bulunduğu yerdeki sigorta il/sigorta
müdürlüğüne başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
|
|
İsteğe Bağlı Sigorta Prim Tutarları Nasıl Belirlenir |
|
5506 sayılı Kanunun 85 inci maddesine göre isteğe bağlı sigortaya
devam edenler isteğe bağlı sigorta primlerini, yine Kanunun 78 inci
maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt sınırı ile üst
sınırı arasında kalmak koşuluyla kendileri belirler.
İsteğe
bağlı sigortaya prim ödeyenler 506 sayılı Kanunun 78 inci maddesi
gereğince belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında
olmak koşulu ile % 25 oranında prim öderler.
01/01/2007
-30/06/2007 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta priminin alt sınırı
18,75 x 30 x % 25 = 140,63.-YTL, üst sınırı ise 121,88 x 30 x % 25 =
914,10.- YTL,
01/07/2006
-31/12/2007 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta priminin alt sınırı
19,50 x 30 x % 25 = 146,25.-YTL, üst sınırı ise 126,75 x 30 x % 25 =
950,63.- YTL'dir.
|
|
Süresinde Ödenmeyen Primlerin Tahsili |
|
Süresinde ödenmeyen isteğe bağlı primlerin tahsili 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi doğrultusunda yapılmaktadır.
İsteğe bağlı sigorta primlerinin süresi içinde ödenmemesi
halinde ödenmeyen kısım sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık
sürede her ay için % 3 oranında gecikme cezası, ayrıca her ay için
bulunan bu tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere
borç ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen
Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi, bileşik bazda
uygulanarak gecikme zammı hesaplanacaktır.Ödemenin yapıldığı ayda
gecikme zammı günlük olarak hesaplamaktadır.
|
|
Topluluk Sigortası Nedir? |
|
Topluluk
sigortası, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olmayan kimselerin sosyal
güvenliklerini sağlayan bir sigorta koludur.
Topluluk sigortası işlemleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca onaylanan genel şartlar doğrultusunda düzenlenen tip
sözleşmelerde yer alan esaslar doğrultusunda yürütülür.
Tip sözleşmeler, malullük, yaşlılık ve ölüm, iş kazaları
ve meslek hastalıkları ile hastalık ve analık sigortalarına göre üç
ayrı sözleşme olarak düzenlenmiştir.
Sosyal sigorta kanunları kapsamı dışında kalanların
oluşturdukları toplulukların (dernek, birlik, sendika, vakıf, vb.
teşekküller) istekleri üzerine Kurumla imzaladıkları tip sözleşmelere
göre yürütülür. İlgili topluluğun sigorta kolları itibariyle imzalamak
istediği tip sözleşmeyi seçme hakkı vardır.
|
|
İş Kazası Nedir? |
|
Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla,
c) Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) Emzikli kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında,
Meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaya iş kazası denilmektedir.
Olayın iş kazası sayılabilmesi için, bu beş hal ve durumdan birinde meydana gelmesi yeterlidir.
|
|
Meslek Hastalığı Nedir ? |
|
Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre, tekrarlanan bir
sebeple veya işin yürütüme şartları yüzünden uğradığı, geçici veya
sürekli hastalık, sakatlık ya da ruhi arıza halleridir.
|
|
İş Kazaları ile Meslek Hastalıkları Halinde Sağlanan Yardımlar |
|
A) Sağlık yardımı yapılması;
Bu yardımlar sigortalının,
• Hekime muayene ettirilmesi,
• Teşhis için gereken klinik ve laboratuvar muayenelerinin yaptırılması,
• Gerekirse bir sağlık tesisine de yatırılarak, tedavisinin sağlanması,
• Tedavi süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının temin edilmesidir.
Sağlık
yardımı, iş kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan
sigortalının belirli bir süreye bağlı olmaksızın, sağlık durumunun
gerektirdiği sürece devam eder ve iyileşen sigortalıların arıza veya
hastalıklarının nüksetmesi halinde, tedavileri yeniden sağlanır.
B) Geçici işgöremezlik süresince günlük ödenek verilmesi,
Sigortalıya, çalışma günü ve prim ödeme süresi ne kadar olursa
olsun, istirahatlı bırakıldığı her gün için geçici işgöremezlik ödeneği
verilir.
C) Sürekli işgöremezlik hallerinde gelir bağlanması,
D) Protez, araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi,
Sigortalıya, arızasına göre gerekli görülecek her türlü protez araç ve gereçleri Kurumca sağlanır, onarılır ve yenilenir.
E) Sağlık yardımlarının yapılması veya protez araç ve
gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi için,
gerektiğinde sigortalının yurt içinde başka yere gönderilmesi;
Sigortalı, gerekirse muayene ve tedavisinin yapılması veya
protez araç ve gereçlerinin sağlanması için yurt içinde başka bir yere
gönderilir.
Gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ile
sigortalının sağlık durumu nedeniyle bir başkasının refakat etmesi
gerektiği hekim raporu ile belgelenirse, refakatçinin de gidiş-dönüş
yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ödenir.
F) İşkazasına uğrayan ve meslek hastalığına tutulan sigortalının tedavi için yabancı ülkeye gönderilmesi;
Yurt içinde tedavisi mümkün olmayan, ancak yabancı bir ülkede
kısmen veya tamamen tedavisi mümkün olan ve mesleğinde uğradığı
işgöremezlik derecesinin azalabileceği, Bütçe Uygulama Talimatında
belirtilen yurtdışında tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye
yetki sağlık kurumları sağlık kurulu raporu ile tespit edilen
sigortalının ve bu raporda belirtilmişse, refakatçisinin gidiş-dönüş
yol paraları ve zaruri masrafları ile o yerdeki kalış ve tedavi
masraflarının ödenmesi,
G) İşkazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde cenaze masrafı karşılığı verilmesi;
H) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanması.
|
|
İş Kazasında Sigortalının Yükümü |
|
Sigortalı, uğradığı işkazasını en geç kazadan sonraki gün içinde işveren veya Kuruma bildirmekle yükümlüdür.
Sigortalıya, uğradığı işkazasını işveren veya Kuruma
bildirme yükümlülüğü getirilmesine karşın, bildirme mecburiyetinin
yerine getirilmemesine herhangi bir müeyyide öngörülmemiştir.
Dolayısıyla, bu görevini yerine getirmeyen sigortalılar hakkında
herhangi bir işlem yapılması mümkün değildir.
Geçirdiği işkazası dolayısıyla Kuruma başvuran sigortalı,
hekimin bildirdiği tedbir ve tavsiyelere uymak zorundadır. Aksi
takdirde sigortalının tedavisi uzar veya malül kalır yahut malüliyet
derecesi artarsa, istirahatli kaldığı günler için verilen geçici
işgöremezlik ödeneğinden veya malüliyeti halinde bağlanan sürekli
işgöremezlik gelirinden eksiltme yapılabilmektedir.
|
|
Hastalık Sigortası Nedir? |
|
İş
kazası ile meslek hastalığı sigortası dışında kalan bütün hastalık
hallerinde belirli yardımların yapılmasını sağlayan bir sigorta
koludur.
|
|
Hastalık Sigortasından Yararlanan Kimseler |
|
Sigortalılar
ile Kurumumuzdan sürekli işgöremezlik geliri, malüllük veya yaşlılık
aylığı alanlarla bunların geçindirmekle yükümlü oldukları eş-çocuk, ana
ve babaları ile gelir veya aylık alan eş-çocuk, ana ve babaları
hastalık sigortasından sağlanan yardımlardan yararlanırlar.
|
|
Hastalık Sigortasından Sağlanan Yardımlar |
|
A) Sağlık yardımı yapılması;
Bu yardımlar sigortalının,
• Hekime muayene ettirilmesi,
• Teşhis için gereken klinik ve laboratuar muayenelerinin yaptırılması,
• Gerekirse bir sağlık tesisine yatırılması ve tedavi
süresince gerekli ilaç ve her türlü iyileştirme vasıtalarının
sağlanması.
• Ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç bedellerinin %20'sini sigortalı öder.
hallerini kapsar.
Bu süre, sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlayarak 6 (altı) aydır.
Ancak, tedaviye devam edilmesi halinde, Kurumca bildirilen
sağlık müesseseleri sağlık kurulu raporu ile malüllük halinin
önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği anlaşılırsa, tedavi
hastanın sağlık durumunun gerektirdiği sürece devam eder.
B) Protez araç ve gereçlerinin sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi; Ağız
protezlerine ilişkin yardımlar, Kurumca hazırlanacak yönetmelik
esasları dahilinde sağlanır. Protez araç ve gereç bedellerinin % 20
sini sigortalı öder. Ancak, ilgiliden alınacak katkı miktarı 4857
sayılı İş Kanununa göre sanayi kesiminde çalışan onaltı yaşından büyük
işçiler için uygulanan aylık asgari ücretin bir buçuk katından fazla
olamaz. Sigortalının iyileşmesini sağlayacak veya
işgöremezliğini az çok gidermesine yarayacak protez araç ve gereçleri
sağlanır, takılır, onarılır ve belli sürelerde yenilenir.
C) Geçici işgöremezlik süresince günlük ödenek verilmesi; Sigortalıya;
gerek ayakta, gerekse yatarak tedaviye alınıp istirahatlı bırakıldığı
dolayısıyla işyerinde veya işinde fiilen çalışarak ücret alamadığı
dönemlerde kendisinin ve aile fertlerinin geçimini sağlamak için geçici
işgöremezlik adı altında ödenek verilir.
Geçici işgöremezlik ödeneği verilmesine, tedavi müddetinin sonuna kadar devam edilir.
Yalnız, istirahat süresi ne olursa olsun Hastalık Sigortası yönünden, ilk iki gün için ödenek verilmez.
Geçici işgöremezlik ödeneği alabilmek için;
• Sigortalılık niteliğinin devam etmesi,
• Hastalandığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması, •
Kurumca bildirilen sağlık tesisleri sağlık kurullarından veya
hekimlerinden istirahat raporu alınmış olması gerekmektedir.
D) Gerekli hallerde muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere gönderilmesi;
Sigortalı, gerekirse muayene ve tedavisinin yapılması veya protez
araç ve gereçlerinin sağlanması için yurt içinde başka bir yere
gönderilir.
Gidiş-dönüş yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ile
sigortalının sağlık durumu nedeniyle bir başkasının refakat etmesi
gerektiği hekim raporu ile belgelenirse, refakatçinin de gidiş-dönüş
yol paraları ile zaruri masraf karşılıkları ödenir.
E) Yurt dışına gönderilmesi; Hastalığın
anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 300 gün hastalık
sigortası primi ödenmiş olması şartıyla yurt içinde tedavisi mümkün
olmayıp ancak, yabancı bir ülkede kısmen veya tamamen tedavisi mümkün
görülen ve malüllük halinin önlenebileceği veya önemli oranda
azaltılabileceği Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen yurtdışında
tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumları
sağlık kurulu raporu ile tespit edilen sigortalının ve bu raporda
belirtilmiş ise beraber gideceği kimsenin yurt dışına gönderilmeleri,
yabancı ülkelere gidip gelme yol paraları ile bu ülkede kalış ve tedavi
masraflarının ödenmesi.
Bu yardımlardan yararlanabilmek için sigortalının;
• Hastalığının anlaşıldığı tarihten önceki 1 (bir) yıl içinde en az 300 gün hastalık sigortası primi ödemiş olması,
• Tedavinin yurt içinde yapılamadığı, yabancı bir ülkede
yapılabileceğine dair Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen yurtdışında
tedavi amacıyla sağlık kurulu raporu vermeye yetkili sağlık kurumları
sağlık kurulu raporunun bulunması gerekmektedir.
Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 32/E fıkrası ile sigortalılara tanınan
yurtdışında tedavi imkanı, bu defa Ek Madde 49 ile sigortalıların
eş,çocuk,ana ve babası, Kurumumuzdan sürekli işgöremezlik
geliri,malullük veya yaşlılık aylığı almakta olan kimseler ve bu
kimselerin geçindirmekle yükümlü oldukları eş,çocuk,ana ve babası ile
Kurumumuzdan hak sahibi olarak gelir veya aylık alan eş,çocuk,ana ve
babasına da sağlanmış bulunmaktadır.
Anılan Kanunun 32 nci maddesinin değişik son fıkrası ile
bu Kanuna tabi olarak çalışmaya başlayan sigortalıların, "Sağlık
yardımı yapılması", "Protez araç ve gereçlerinin standartlara uygun
olarak sağlanması, takılması, onarılması ve yenilenmesi", "Gerekli
hallerde muayene ve tedavi için yurt içinde başka bir yere
gönderilmesi" yardımlarından yararlanabilmeleri için, hastalığın
anlaşıldığı tarihten önceki 1 (bir) yıl içinde en az 90 gün hastalık
sigortası primi ödemiş olması şarttır.
|
|
Hastalanan Sigortalının Yükümlülükleri |
|
Hekimce
alınması istenen tedbirlere uymayan sigortalıya, bu tedbirleri yerine
getirmedikleri süre için ödenek verilmez. Tedavinin sona erdiğine ve
çalışabilir durumda olduğuna dair Kurumca bildirilen sağlık
tesislerinden belge almaksızın eski işverenin işinde çalıştırılan
sigortalının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masrafları
işverenden, başka işte çalışan sigortalının aynı hastalığı sebebiyle
yapılan tedavi masrafları kendisinden alınır. Bu süreler için geçici
işgöremezlik ödeneği verilmez, verilmiş olanlar da sigortalıdan geri
alınır.
|
|
Sigortalının Geçindirmekle Yükümlü Olduğu Kimseler |
|
Diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan yada gelir veya aylık almayan eşi, Yaşları
ne olursa olsun evli bulunmayan ve Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi
olarak çalışmayan veya bunlardan gelir yahut aylık almayan kız
çocukları,
18 yaşını, orta öğrenim yapıyorsa 20 yaşını, yüksek öğrenim yapıyorsa 25 yaşını doldurmamış erkek çocukları,
18 yaşını doldursa bile, çalışamayacak durumda malül bulunan erkek çocukları,
Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ana ve babası,
Sigortalı tarafından evlat edinilmiş, tanınmış veya nesebi düzeltilmiş yahut babalığı hükme bağlanmış olan çocukları,
|
|
Sigortalının Eş ve Geçindirmekle Yükümlü Olduğu Çocuk, Ana ve Babalarına Yapılan
Yardımlar
|
|
Hastalığın
anlaşıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde en az 120 gün hastalık
sigortası primi ödemiş olan sigortalının eş, çocuk, ana ve babaları
hastalıkları halinde;
• Hekime muayene ettirilir,
• Hekimin göstereceği lüzum üzerine teşhis için gereken
klinik ve laboratuar muayeneleri yaptırılır, tedavileri sağlanır,
• Teşhis ve tedavi için gerekirse bir sağlık tesisine yatırılır.
• Tedavileri süresince gerekli ilaç ve iyileştirme
vasıtaları sağlanır. Ayakta yapılan tedavilerde verilen ilaç
bedellerinin %20'sini sigortalı öder.
• Gerekli hallerde, muayene ve tedavileri için, yurt içinde başka bir yere gönderilirler.
• Sigortalıların çocukları ile eşlerine, Kurumca hazırlanan
Yönetmelik esasları çerçevesinde gerekli görülen protez araç ve
gereçleri (işitme cihazı, malül arabası, el-kol-ayak-bacak protezi,
gözlük cam ve çerçevesi) sağlanır, onarılır ve belirli sürelerle
yenilenir. Çalışan sigortalı ile eşi ve geçindirmekle yükümlü olduğu
çocuklarına Kurumumuzca temin edilen protez bedelinin % 20'si
ilgililerce karşılanmakta, ancak alınan katılım payı miktarı 4857
sayılı İş Kanuna göre Sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük
işçiler için uygulanacak asgari ücretin 1,5 katını geçmemektedir.
|
|
Askerlik Süresi Hizmet Olarak Nasıl Değerlendirilir? |
|
Askerlik hizmeti yedek subay olarak yapılmışsa yedek subay okulunda
geçen süre, er olarak yapılmışsa askerlik süresinin tamamı veya bir
bölümü borçlanılabilir.
Askerlik
borçlanması bedeli prime esas asgari günlük kazancın % 20'sinin
borçlanılacak gün sayısı ile çarpımı sonucu hesaplanacak miktarıdır.
01/01/2007
-30/06/2007 süresi için prime esas en düşük günlük kazanç 18,75.-YTL'dir.
01/07/2007-31/12/2007
süresi için prime esas en düşük günlük kazanç 19,50.- YTL'dir.
Askerlik
borçlanması tutarlarının hesabında prime esas yeni asgari günlük prim
tutarı 01/01/2007 -30/06/2007 süresi için 18,75 x % 20 = 3,75.-YTL,
01/07/2007-31/12/2007 süresi için 19,50 x %20 = 3,90.-YTL olarak dikkate
alınmaktadır.
Örneğin,
iki yıl (720 gün) askerlik yapmış sigortalının,
01/01/2007
-30/06/2007 süresinde talepte bulunması halinde askerlik borçlanma
tutarı 18,75 x 720 x % 20 = 2.700,00.-YTL,
01/07/2007-31/12/2007
süresinde talepte bulunması halinde askerlik borçlanma tutarı 19,50 x
720 x % 20 = 2.808,00.-YTL' dir.
Askerlik
borçlanmasının tamamı veya bir kısmı sigortalının veya hak sahiplerinin
yazılı talepte bulunmaları halinde ve talep tarihindeki prime esas
kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak tutarın tebliğ tarihinden itibaren
altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır. Altı ay içinde primi
ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.
|
|
Türkiye ile Sosyal
Güvenlik Sözlesmesi Bulunan Ülkeler ve Uygulama
|
|
Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın sosyal güvenliklerinin
sağlanması amacıyla Ülkemizle yabancı ülkeler arasında sosyal güvenlik
sözleşmeleri imzalanmıştır. Kurumumuz bu sözleşmelere uzun vadeli
sigorta kollarında (yaşlılık, maluliyet, ölüm aylığı) taraf olup, kısa
vadeli sigorta kollarındaki yardımları sağlamakla yükümlü değildir.
Ülkemizle sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde
çalışan sigortalılarımızın, akit ülkelerde geçen hizmetleri
Kurumumuzdaki hizmetlerle aynı zamana rastlamamak şartıyla tahsis
talebinde (yaşlılık, maluliyet, ölüm aylığı) bulunulduğunda yardım
hakkının belirlenmesinde, hakkın devamında veya kazanılmasında
birleştirilir.
Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanan ülkeler ve sözleşme metinlerine
ulaşmak için buraya tıklayınız.
|